Sağcısından solcusu, demokratından liberaline, anarşistinden devrimcisine, milliyetçisinden faşistine hemen hemen herkesin gündemi haline gelen “HDP barajı aşamazsa ne olacak?” sorusunu kendimize sormadan  edemiyoruz. Bu konunun bu kadar gündemde olması ve tartışılması o kadar lezzetli bir hale geldi ki tadından geçilmiyor. Öncelikle size bu konudan neden bu kadar keyif aldığımı açıklamaya çalışayım. Bu tartışmanın sebebi artık herkesin HDP’yi mecliste görmek istemesinden kaynaklanıyor. Yada bir diğer sebebi de daha fazla milletvekiline sahip olmasının korkusu. Bu iki sebep de benim açımdan gayet güzel. Birilerine korku vermek de güzel, birilerine umut vermek de güzel…

Gelelim esas meseleye “HDP barajı aşamazsa ne olacak?” sorusuna. HDP’yi yakından takip edenler bu sorunun cevabını kolaylıkla bulabilir. Çünkü hemen hemen bütün milletvekilleri bu soruya gönül rahatlığıyla cevap verebiliyor. Tabi soruya öncelikle “seçim barajını yıkacağız” diye cevap veriyorlar. Bunu o kadar içten söylüyorlar ki inanmamak elde değil. Ben de buna inananlardanım. Kendine güvenen, kendine inanan insanlara inanmak geleceğe dair umut veriyor.

HDP barajı aşamazsa;

Salı günleri grup toplantısı olmayacak.

Mecliste soru önergesi veremeyecekler.

Kanun teklifi veremeyecekler.

 

HDP milletvekillerini bir daha kravatlı göremeyeceğiz. (emin değilim)

Geri kalan her şey olduğu gibi devam edecek. Panel panel, sokak sokak, meydan meydan görüşmeler devam edecek. Milletvekillerini sokaklarda, meydanlarda daha çok göreceğiz. Onlara daha fazla dokuna bileceğiz. Onlara daha çok soru sorabileceğiz. Zaten HDP’liler açıkça dile getiriyor. Bunu başka yerlere çekmek, söylemedikleri şeyler üzerine komplo teorileri kurmak komiklikten öteye gitmiyor. Artık şartlar eskisi gibi değil. Bugün meclise bile giremezse Kürtler seslerini duyurabilecek güçteler. Zaten bunun farkında olduklarından ve barajı aşacaklarından emin olduklarından parti olarak seçime giriyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden aldıkları oy oranı barajı yıkacaklarının sinyallerini veriyor.

Barış süreci ne olur?

Herkesin en çok merak ettiği diğer bir konu ise “HDP barajı geçemezse “Barış Süreci” ne olacak?” sorusu. Bu sorunun yanıtını geçtiğimiz haftalarda İmralı’ya yapılan son ziyaretten bulmak mümkün. Çünkü görüşmeye milletvekilleri dışında Ceylan Bağrıyanık katıldı. Buradan şunu söylemek mümkün. İlla süreci yürütmek için milletvekili olmaya gerek yok. Bana sorarsanız Ceylan Bağrıyanık ziyaretinden bunu çıkarmak mümkün. Tabi seçimden sonra yeni hükümet riyakarlık yapmazsa. Olur da riyakarlık yaparsa zaten bu HDP’nin değil, hükümetin suçu olur. Başkasının suçu yüzünden HDP’yi suçlamak? artık sizin vicdanınıza kalmış.

Serbest Çelebi