Ne dedin? hayır neden soruyorsam ben de anlayamadım. Çok da bi önemi yok gibi. Yine zamanın çılgınlığından dem vurmak istemiyorum ama ne dediğinizin şu zamanda hiç bir önemi yok. Çok değil 30 saniye sonra uzay boşluğunda yok olup gidiyor. Bilmiyorum moleküler bir etkisi var mı? yok mu? çözümleyemiyorum. Uzayda bir ışık parçacığıyız diyicem onu demeye de dilim varmıyor. Öyle bir şey olmaya hakkımız yok diye düşünüyorum. Çok değil bir haftalık haber bültenini alın önünüze… Türümüz insanın yaptığı şeylere bakıp güzel bir şey olduğumuzu iddia etmek? Bence içinde bolca trajedi bulunduruyor. Hatta birazcık komedi bile sayılabilir. Hiç mi güzel bişeyler olmuyor? diye merak edenlere 3milyar750milyon tane kötülük yanında 1 tane güzelliği görebilmek zor dersiniz. Hayır güzel şeyleri bizle de paylaşın diyeceğim ancak o güzelliğin size bile yetmeyeceğini bildiğim için demiyorum. Bu süreç böyle ne kadar sürer? Bu acılara daha ne kadar göğüs gereriz ya da germeyiz hiç bilmiyor. Germeyiz diyorum çünkü gerenler kadar germeyenler de var. Dünya yansa umurunda olmayan. Baş ucunda kıyametler kopsa gram tepki vermeyenler.. Umarım böyle çürüyüp gitmeyiz. Çünkü gerçek gelip karşımıza dikildiğinde ayakta durabilmeliyiz. Bu da nasıl olacak hiç bilmiyorum. Böyle çok karamsar bir tablo yaratmış gibi oldum ancak umudu kaybetmiş değilim. Yazının başında bahsettiğim zamanı çetvele döküp, periyodik zamanlara bölerek okursak günümüzün geçmişten çok da farklı olmadığı görmüş olursunuz. Misal bugünün Orta Doğu’da yaşanan savaşın bir benzerini orta çağda Avrupa’sında görebilirsiniz. 1920’den sonraki Almanya ile benzerliğimizi göz bulundurursak bir 50 yılla bugün Almanya’yı yakalayabilir diye hesaplıyorum. Teknolojinin ctrl+c ile koplayanıp, ctrl+v ile yapıştırıldığını da göz önünde bulundurursak süre %50 düşürürsek bir 25 yılımız var demektir. Hoş öncelik buna verip bun doğrultuda harekete geçmek lazım. Hoş kafalar bakıyorum biz bir cacık olmaz deyip vazgeçiyorum. Şimdi napcam hiç bilmiyorum. Güzel bişeyler olması dileğiyle şimdilik bu kadar.