Rojava’da neler oluyor? Suriye’deki savaşın belki de en ilginç evresini yaşıyoruz. Bu evrede saflar belirleniyor. Herkes bir yerlere savruluyor Bağzıları ise yok olup gidiyor. Sahada çatışmaların giderek şiddetlendiği doğrudur. Ancak bu çatışmaları geçmiş ile kıyaslarsak IŞİD ve sözde cihatçı çetelerin giderek tarumar olduğunu görürüz. Kürtler önce Holl ve Şengal’i özgürleştirdi. Tabi öncesinde de Haseke’yi IŞİD’ten temizlemişti. Son dönemlerde ise Suriye Ordusu, Rusya desteği ile ilerlemeye devam ediyor. Her geçen gün stratejik öneme sahip yerleri bir bir alıyor. Irak Ordusu da en son olarak gönüllü milisler ile beraber Ramadi’yi IŞİD’in elinden almayı başardı. Bu Musul operasyonu öncesi büyük bir öneme sahip. Artık Musul’a operasyonun eli kulağında diyebiliriz. Ancak ortada netlik kazanmayan bağzı durumlar var. Türkiye’nin Başika kampında takındığı durum, Türkiye, Barzani ve Suudi Arabistan arasındaki duruma anlam vermek çok zor. Özellikle YPG/J’yi terörist ilan Suudi Arabistan’dan 8 milyar dolar yardım alan Barzani’ye tepkiler giderek büyüyor. Bu para neyin parası? Neye karşılık alındı kimse doğru düzgün bir şey bilmiyor. Ancak bu durum başta Kürtler olmak herkesi rahatsız ediyor. Çünkü Suudi Arabistan ve Türkiye gibi ülkeler IŞİD’in en büyük destekçileri olarak kabul ediliyor. Suriye’de meydana gelen bir diğer önemli nokta ise Kürtlerin Fırat’ın batısına geçmesi… Daha önce aslan kesilen ve bedeli ne olursa olsun gibi atarlar yapan Tayip şimdilerde suskun. Başdanışmanı İbrahim Kalın ise böyle bir şeyden haberleri olmadığını ima etti. Başbakan Davutoğlu ise onların Kürt olmadığını söyledi. QSD’nin temel unsurlarının YPG/J olduğunu bilmeyen bir Davutoğlu kalmış. Garibim birileri sevabına söylesin. Ayrıca sosyal medyada hallice görüntü var. Alternatif medyada da görüntüler mevcut. Ayrıca bölgedeki gelişmeleri takip etmek için Dicle Haber Ajansı muhabiri Hayri Demir’i Twitter’dan takip edebilirsiniz. En azından bizden habersiz ortadoğuda kuş uçamaz diyen sonrasında bize böyle bir bilgi gelmedi diyen Kalın gibi rezil olmazsınız. ..

https://twitter.com/Hayri_Demir_/status/681201587260387329

https://twitter.com/Hayri_Demir_/status/681217404937089025

https://twitter.com/Hayri_Demir_/status/681169553079054337

https://twitter.com/Hayri_Demir_/status/681505594776391680

Tişrin Barajını alan QSD güçleri Cerablus’a doğru ilerliyor. Çoğunluğunu YPG/YPJ şervanlarının oluşturduğu QSD, daha önce de Holl’ü özgürleştirme operasyonunda ortaya çıkmıştı. Demokratik Suriye Güçleri(QSD), IŞİD ve çetelere karşı herkesin katılımına açık bir oluşum. IŞİD ve çetelerden bıkan Arap halkı da QSD’yi çözüm olarak görüyor. Kürtlerin bu barbarlara yönelik direnişini adeta destana dönüştü diyebiliriz. Özgürleştirilen köylerde YPG/J savaşçılarını görenler onlara sarılıp öpüyor. Tabi bu durumda YPG/J’nin geçmişte uyguladığı politikalarınında büyük önemi var. Daha önce Tel Abyad’ı IŞİD’ten alan YPG/J ilk olarak Haseke’den getirdiği gıda yardımını buralarda yaşayan halka dağıtmıştı. Buralarda yaşayanlar çetelerin zulmü yanında bir de açlık ile savaşıyordu. Çünkü bu çeteler bu halkı katletmenin yanında bir de sömürüyordu. Tüm gıdalarına el koyuyordu… Durum böyle olunca QSD’nin büyümesi ve yeni grupların QSD’ye katılması kaçınılmaz hale geliyor. QSD’nin bölgeyi çok iyi bilen ve bölgeden gelen yapısını da düşününce Suriye’nin ilerleyen zamanlarda en güçlü ve en etkili gücü olacağından kimsenin şüphesi olmasın.

QSD kimlerle çalışıyor? 

QSD için şunlarla çalışıyor yada bunlarla çalışmıyor demek pek mümkün değil. Ancak özetle IŞİD’e karşı savaşan herkes ile iş birliği yapıyor. Bu herkesin içinde sözde cihatçı diğer çeteler yok.. Sürçü lisan olmasın. Şuana kadar Suriye Rejimi ile de herhangi bir irtibatları olduğunu söyleyemeyiz. Daha çok yerel gruplar, ABD, koalisyon ve son olarak Rusya ile çalıştıklarını söyleyebiliriz. Bugüne kadar 2 kere ABD’den silah yardımı aldılar. Son olarak Rusya’nın QSD ile Rakka’ya operasyon yapıyoruz açıklamasından sonra Rusya ile çalıştıklarını öğrendik. Onun dışında şuana kadar benim görebildiğim bir açıklama yok. Açıklamanın ise Cerablus operasyonu ile aynı zamana denk gelmesi ayrıca önemli. Çünkü bu durum QSD’nin hem ABD hem de Rusya ile beraber çalıştığını gösteriyor. Bu durum aynı zamanda QSD’nin etkisinin ne kadar geniş olduğunu da gösteriyor.

Rusya ile çalıştıklarını DW’dan Acerakis duyurmuştu.

Ayrıca YPG/J Azez hattında da atağa geçmiş durumda. Rusya burada da Kürtlere destek veriyor.

Şu son zamanlarda IŞİD’e büyük darbeler vuruluyor. Bu durumun Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesiyle sahadan çekilmek zorunda kalmasıyla ayrı düşünmemek lazım. Ayrıca Cerablus’a doğru yaklaşan QSD karşısında IŞİD’liler yine Türkiye’ye kaçmaya başladı.

Peki Türkiye’nin IŞİD’lilere karşı aldığı bir önlem var mı? Şuana kadar böyle bir çalışma yok. Hükümet ölü taklidi yapmayı tercih ediyor. Bu durum Cerablus’un hızlı düşeceğini gösteriyor. Kısa zamanda büyük başarılara imza atan QSD, Suriye’de giderek daha etkin ve yetkin bir rol alacağa benziyor. 2016’ya sayılı günler kala ortadoğu karanlığına güneş doğmaya başlıyor. Suriye’de meydana gelen bu gelişmeler karşısında Türkiye’nin bu tavrını sürdürme şansı yok. Osman Baydemir’in dediği gibi. Cerablus düşünce herşey başka olacak…

Serbest Çelebi