Edebiyat’ın da tıpkı şarap gibi eskisi güzel. Şu atalette eskiler olmayaydı yenilere katlanılmazdı. Buz dolabında küçücük bedenler bekletilirken yoga salonu için isyan edene edebiyatçı diyenleri, tarih yargılayacak benden söylemesi.. Bu arada Aziz Nesin bir röportajında aydınların %90’nı korkak diyor. (Röportajı izlemenizi tavsiye ederim) Lakin herkes bunu duymamazlıktan gelmiş. Ne hikmetse herkes “halkın %60 aptaldır” sözüne takılmış. İki oran arasında farkı görmemezlikten gelen korkaklar zoru görünce hep “Aziz Nesin haklıymış” diyor. Konu buraya gelmişken Ahmet Hakan bu konuda iyi bir örnek… 1 Kasım’da daha sandıkların tamamı açılmamışken “HDP baraj altı kaldı” diyerek yayın yapalı çok olmadı. Hoş ondan sonraki süreçte çalıştığı kanal mahkeme ve eylemlerde haber yaparken tüm partilerin ismini sayarken HDP’yi görmemezlikten geldi, geliyor da! Hayır görüntülerde HDP’liler görünmese neyse dicem de onlar da gözüküyor. Örneğin Ankara Katliamı sonrası Sirkeci Garı’nda basın açıklaması yapan Hüda Kaya’yı görmemezlikten geldi. Can Dündar ve Erdem Gül’ün davasında Garo Paylan’ın görüntüler gözükmesine rağmen tüm partileri sayıp HDP’yi telaffuz etmemesi gibi…Yani 7 Haziran’da MHP’nin HDP’ye yaptığı gibi. .Tıpkı doğuda siviller öldürülürken kör taklidi yapması gibi… Sürçü lisan ettiysem affola lakin buradan bakınca öyle gözüküyor. Meslektaşları cezaevine girdiği dönemde ben Baş’kanlık istiyorum diyerek kendini afişe etti zaten… Aslına bakarsanız yazılmaya bile değmez.. Bu arada geçen Özgür Amedi “Hikayenin iki yakası” diye bir yaz yazdı. Kürtleri bu dönemde anlamak isteyen kaldıysa açsın, okusun.

Bu arada edebiyatın güzelliğinden bahsetmişken öyle çok fazla da eski değil. Musa Anter’in yerini tartışma konusu bile olamaz ancak size tavsiyem Mehmed Uzun’un Nar Çiçekleri’ni okumanız. Mehmed Uzun, edebiyatı o kadar güzel anlatmış ki anlatmam. Kitabın sonunda Musa Anter’e itafen yazmış. “Musa Anter’e ağıt” diye o kadar güzel ki sözcüklere dökmek imkansız. Açın okuyun. Şiddetle tavsiye ediyorum.