Hayvansal ürünlere karşıyım dediğimde ilk papaz olduklarım deri sektöründe çalışanlar oldu. Hep onları düşündüm. Bu işe nasıl başlamışlardı? Çoğu göç ile gelmişlerdi ve bulabildikleri en kolay iş buydu. Öyle çok paraları olduğu için değil. Paraya ihtiyaç duydukları için. Çevremde onlar olduğu ve en çok onları tanıdığım için. Çünkü çevremde ayakkabı dışında pek deri kullanan yoktu. Ayakkabıları da anlamak baya zordu. O yüzden ayakkabılar değil, çalışanlar geldi. Hemen hemen her görüşmemizde bana bir ceket verme derdinde oldular ama ben her seferinde reddettim. Tabi o zamanlar “Hayvansal Ürün ne demek?” bilmiyorum ancak üstümde ölen bir hayvanın derisini taşımayı kendime yediremezdim. Bir dönem plastik olanından giydim. O zaman da kendimi çok samimiyetsiz hissettim. En azından şimdi öyle düşünüyorum. Neyse konu “Hayvansal Ürün” satanlar konusu. İş ilanları arasında şartları bakımından en uygun işi buldum. İşe başvurmadan araştırayım dedim. Buranın “Hayvansal Ürün” üzerinden para kazandığını öğrendim. Dünyanın dört bir yanına ölen hayvan bedenlerini ihraç ediyor. Üstelik bir aylık emeğim için bir ceket parası bile vermiyorlar. En azından Zeytinburnu’nunda çalışan işçiler veriyordu. Neyi merak ediyorum biliyor musunuz? İnsanın ölümüne üzüldüğü ilk hayvan hangisiydi? Bugünlerde insan ölümlerine üzüntü yok, sevinç çığlıkları var.