Arkadaşlarımla oynadığım bir oyun var. Ben oynamaya başlayalı yaklaşık 2 yıldı oldu. Bazen sabahlara kadar oynuyoruz. 2 sene bir oyun mu oynanır diyeceksiniz. Normalde huyum değildir. Çokta meraklı değilimdir oyunlara bu oyun diğerlerinden biraz farklı. Ben iki yıldır oynuyorum ama oynayanlar arasında yeni bile sayılırım. En yakın arkadaşlarımdan bir tanesi 10 yıldan fazladır oynuyor. Öyle item kasıcam sonra onu satıcam derdi de yok oyunda. Yada vereyim parasını alayım itemleri demek de yok. Açıyorsun oynuyorsun 40-60 dakika sürüyor ve bitiyor. Osman var mesela daimi oyunculardan. Ona heves ediyoruz. Kendisi aramızda en iyi oynayanlardan. Oyunun hemen hemen her şeyini biliyor. Takımlara davet edilmiş ama o işin geyiğinde gitmemiş. Birkaç turnuvaya katılmış bakmış oynayanlar ondan daha zayıf. Muhabbette sarmıyor. Bırakmış bir daha bulaşmamış onlara. Kendi arkadaş ortamıyla oynama devam etmiş. Arkadaş ortamı dediğim Yıldırımda bir internet kafe… Arkadaşları dediğim ise koca koca adamlar. Onlarda yıllardır orada oynuyormuş. Öyle evden oynamazlarmış da sadece internet kafede oynarlar. 5’erden iki grup olup 10 kişi sabahlara kadar oynuyorlar. Kimisi Sultanahmet’te bir otelde genel müdür, kimisiyse Türkiye’nin en büyük bankalarından birinde yönetim kurulunda, bir başkasıysa öğrenci… Bir oyunda buluşuyorlar orada zaman geçiyorlar. Bir iki kere girebildim aralarına onlarla oynama fırsatı bile buldum bir keresinde. Öyle rastgele gidipte oyuna giremez kimse… Ya bir tanıdığın olacak yada aylarca gidip bekleyeceksin yanlarında oda zor ihtimal aslında ama isteyen denesin. Yenilere karşılar yani onlarda….

Neyse gelelim asıl meseleye geçen yine ev arkadaşımla bu oynamaya başladık. Sürekli de oynuyoruz. Benle alay edip durdukları bir konu var. Her kahramana aynı itemleri yaptığımı ve sırf bu yüzden oyunu bilmediğimi söyleyip dururlar. Bakmayın bende onları yenmiyor değilim. Ama dikkatlerini çekmiş sürekli aynı şeyleri yapıp duruyormuşum. Gerçekten de öyle yeni şeyler yapmak istemiyorum. Çünkü her yeni bir şey bana sürekli yeni problemler getirdi. Hayatıma giren her yeni insan yeni problemler getirdi. Yaptığım her yeni şeyde yeni sorunlarla karşılaştım. Çözülmüyor mu? Üstesinden gelmiyor muyum? Geliyorum. Belki tek tek aşıyorum hepsini… Ancak sıkıldım artık yeni şeylerle uğraşmaya. Başlamak istemiyorum yeni bir şeye… Yapmak istemiyorum yeni bir şey… Yaptığımı en iyi şekilde yapmak istiyorum. Geri kalanı olmasa da olur. Farkı yok çünkü yeni olan hiç bir şeyin eskisinden… Onlarda tıpkı eskiler gibi… Tek farkları yeni başladığım da heyecanlanıyor olmam lakin eskilerde de öyle olmuştu. Başlarken heyecanlanmış sonrasında sıkılmıştım. Artık istemiyorum hatta nefret ediyorum yeni bir şeylerden. Bir yandan da korkmuyor değilim. Evet korkuyorum çünkü her şeyden sıkıldıktan sonra anlamsızlaşmak istemiyorum.